30-08-2021 13:00:00 Son Güncelleme: 30-08-2021 22:01:09

Açıkgöz: İhracat sorununun şifresi biyolojik mücadelede

“Geçtiğimiz sezon pestisit kalıntısı sıkıntılarıyla bölge olarak çok uğraştık, yurt içinde satabileceğimiz hatta yurt dışına ihraç edebileceğimiz dahası emek verdiğimiz ürünlerimiz imha edildi. Bu milli bir servettir” diyerek tüm çiftçilere ve zirai bayilere seslenen Akdem Yönetim Kurulu Başkanı Münir Açıkgöz, ortak hareket etme çağrısı yaparak biyolojik mücadelenin şifrelerini açıkladı.
Açıkgöz: İhracat sorununun şifresi biyolojik mücadelede

Akdem Yönetim Kurulu Başkanı Münir Açıkgöz, sera çiftçilerinin üretim ve pazarlama alanlarında neredeyse her yıl yaşadıkları sorunlara bir an önce çözüm bulunması gerektiğini söylerken tüm çiftçilere, zirai bayilere ve ihracatçılara seslendi. Açıkgöz, biyolojik mücadelenin şifrelerini çözmenin üretime ve ekonomiye nasıl yansıyacağını açıkladı.

“ Geçtiğimiz sezon pestisit kalıntısı sıkıntılarıyla bölge olarak çok uğraştık, ürettiğimiz yurt içinde satabileceğimiz hatta yurt dışına ihraç edebileceğimiz dahası emek verdiğimiz ürünlerimiz imha edildi. Bu milli bir servettir. Bölge olarak yeni bir üretim sezonuna hazırlanıyoruz buradan tüm çiftçilerimize, tüm zirai bayilerimize, tüm ihracatçılarımıza sesleniyorum; Gelin bu işi hep beraber çözelim yeni sezonda biyolojik mücadeleye yönelelim ki pestisit kalıntısı ihracatımızda sorun olmaktan çıksın. Çiftçimizin bunu başarabilecek kararlılık ve bilgi birikimine sahip olduğunu düşünüyorum” diyen Açıkgöz sözlerine şu şekilde devam etti;

“Örtü altı sebze üretiminde bölge olarak özellikle geçtiğimiz üretim sezonunda sıkça yaşadığımız MRL değerlerini karşılayamama yani bitkilerde pestisit kalıntısı problemleri son birkaç yıl içerisinde ihracatta yaşanılan en büyük problemlerden biri haline geldi. Bu problemin eğer çiftçilerimiz tedbir almazsa önümüzdeki yıllarda giderek artacağını düşünüyoruz. Neden mi? Çünkü zararlıların özellikle biber üretiminde thrips ve beyaz sinek zararlısının pestisitlere direnci oldukça artmış durumda. Çok uzun zamandır yeni aktif maddeler geliştirilmiyor, aynı aktif maddeli ilaçlarla zirai mücadele faaliyetleri yürütülüyor. Özellikle son 5-6 yıldır pestisit sektörünün Ar-Ge devleri 0 gün hasat süreli dediğimiz kalıntı bırakmayan canlı mikroorganizmalar yoluyla zararlıları öldüren ve uğur böcekleri gibi yararlı canlıları etkilemeyen bitki koruma ürünleri geliştirmek için çalışıyor. Haliyle yeni kimyevi aktif maddeler artık geliştirilmiyor. Bu iyi bir şey.”

ZARARLILAR DİRENÇ KAZANDI

“Üretilen ürünlerde neden kalıntı çıkıyor?” diye soran Açıkgöz, “ Sürekli aynı aktif maddeli ilaçların kullanılmasından kaynaklı zararlılar direnç kazandı. Çiftçimiz ‘mecburen’ pestisitlerden etki ve çözüm alabilmek için doz aşımı yapmaya başladı, doz aşımı yapılan pestisit bitki bünyesinden ruhsatlandırmasındaki sürede maalesef atılamıyor. Bu yüzden de ürünlerde kalıntı problemleri yaşıyoruz” açıklamasını yaptı.

Biyolojik mücadelenin Demre Bölgesi’nde son 6-7 yıldır yaygınlaştığını ancak %100 oranında kullanılmayan bir mücadele yöntemi olarak kaldığına işaret eden Açıkgöz, “ Bu bizler ve çiftçilerimiz için çok büyük bir avantaj, üretimdeki insektisit ve akarisit kullanımını %100’lere varan oranda ortadan kaldırıyor. Hasat için pestisit günü beklemiyorsunuz. Dahası süreli bitki koruma ilaçlarının kullanımına bile gerek kalmıyor” dedi.

FARKLI AMA HARİKA BİR EKOSİSTEM

Biyolojik mücadelenin,  sera içerisine farklı bir ekosistem kurmak olduğunu ifade eden Münir Açıkgöz, “Harika bir şey” dediği sistemi şu şekilde açıkladı;

“Siz oradaki zararlı organizmalarla beslenen (çiçek thripsi, beyaz sinekler, yaprak bitleri vb.) doğada bulunan ve insan ve bitki sağlığına hiçbir tehdit oluşturmayan doğal düşmanları ortama belirli bir popülasyonda salıveriyorsunuz ve orada belli bir süre sonra bir ekosistem oluşuyor. Bir nevi zararlılarla mücadele edecek onları tek tek ayıklayacak gözle görülemeyen minik işçiler salıyorsunuz.”

DEĞİŞİME KARŞI DURAMAYIZ

Biyolojik yöntemin konvansiyonel yani klasik sistem pestisit kullanımına göre %60 oranında bir ekonomi sağladığının da altını çizen Açıkgöz, “Dünya’da biyolojik mücadele yöntemlerine doğru uzun zamandır bir eğilim var. Ülkemiz çiftçileri olarak bu eğilime ve değişime karşı duramayız, durmamalıyız” diyerek gelişimle gelen değişime dikkat çekti

ZORUNLULUK VE SOSYAL SORUMLULUK

Biyolojik mücadele seçeneğine tercihten çok bir zorunluluk hatta sosyal sorumluluk olarak yaklaşılması gerektiğine inanan Münir Açıkgöz, “ Kendi elimizle kendi ürettiğimizi böyle heba etmemeliyiz, ettirmemeliyiz. İşte tam bu yüzden tercihten çok bir sosyal sorumluluk olmalı” birlik çağrısını tekrarladı.

 

  YORUMLAR

0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
YUKARI